43,3731$% 0.01
51,5308€% 0.44
7.022,64%1,12
11.744,00%3,89
5.029,27%0,98
13.177,32%1,42
3825125฿%1.88009
24 Ocak 2026 Cumartesi
Hakan Kutlu’nun gelişiyle takımın çok koşan, mücadele eden bir yapıya bürüneceğini düşünüyorum. Ancak bunun eldeki oyuncularla ne kadar mümkün olacağı meçhul. Bu doğrultuda transferde hareketli bir hafta geçirdik. Transfer edilen oyuncuların yaşlarına bakıldığında takıma bir gençlik aşısı yapıldığı görülüyor. Bu aşının tutup tutmayacağını zamanla, yaşayarak hep birlikte göreceğiz.
Oyuncuları bireysel olarak değerlendirirsek:
Melih Bostan:
Fenerbahçe altyapısından yetişen 22 yaşındaki forvet oyuncusu, Konyaspor’a transfer olduktan sonra sürekli farklı takımlara kiralandı. Potansiyelli bir oyuncu olmasına rağmen henüz kendini net olarak kanıtlayabilmiş değil. Oynadığı takımlar arasında yalnızca Gençlerbirliği’nde çok iyi bir sezon geçirmişti. İnşallah patlama sezonu bu sezon olur.
Poyraz Efe Yıldırım:
Trabzonspor’da güçlü fiziği nedeniyle “yerli Sörloth” lakabı alan oyuncu, sezon başında da Sakaryaspor tarafından istenmişti. Ancak Süper Lig’de oynamak istediğini belirttiği için transfer gerçekleşmemiş ve Antalyaspor’a kiralık olarak gitmişti. Oyuncu kaleye sırtı dönük oynayabiliyor, top saklayabiliyor. Özgüveni yüksek bir oyuncu; faydalı olacaktır.
Arif Kocaman:
Yapılan transferler içinde “net direkt oynar” diyebileceğimiz bir oyuncu. Önceki sezonu çok başarılı geçirmişti, bu sezon ise az sayıda forma giydi. Sol ayaklı bir stoper olması, defanstaki sıkıntımıza çare olacaktır.
Haydar Karataş:
Fenerbahçe’nin genç yeteneği. Sol ayaklı; sol kanat ve orta saha oynayabiliyor. Az sayıda forma giydiği maçlarda top hâkimiyeti ve süratiyle dikkat çekmişti. Faydalı olacaktır.
Kerem Şen:
24 yaşındaki orta saha oyuncusu için dar alandaki top hâkimiyeti nedeniyle “saf yetenek” yorumları yapılıyor. Ancak fiziksel yetersizliği var. Kapalı kutu; bekleyip göreceğiz.
Yine soğuk bir gün, yine sonuç hüsran. Lig uzun bir maraton fakat bir bir eriyoruz. Iğdırspor karşısında maçı kazanabilmek için oldukça net pozisyonlar bulmamıza rağmen yine golü bulamadık.
Müsabakayı bireysel olarak değerlendirdiğimde, haftalardır yetersiz olduğunu düşündüğüm Serkan Yavuz’un Iğdırspor karşısında sezonun en iyi oyununu oynadığını düşünüyorum. Sakaryaspor’un bütün ataklarının başrolünde o vardı.
Hücumda net skor üretecek oyuncu eksiğimiz var. Zulovski ile olmayacak bu iş. Lige baktığımızda Oğulcan Çağlayan aradığımız kan olabilir.
Orta saha verimsiz; top tutabilecek, oyunu yönlendirebilecek oyuncu eksiğimiz var.
Defansta Batuhan’ın çabasını takdir ediyorum fakat yetersiz. Mendes karşısında çaresiz duruma düştü. Kaptan Salih golde hatalıydı; bildiğimiz Salih o kafayı vurdurmazdı.
Sakaryaspor golü bulamadı ama bunda Iğdırspor kalecisi, Sakaryalı Taha Tepe’nin ikisi karşı karşıya olmak üzere kurtardığı net pozisyonlardaki başarısı etkili oldu.
Yönetimin acil olarak bir stoper, bir forvet ve iki orta saha transferi yapması lazım.
Sıradan oyuncu alınacaksa kulübü borçlandırmanın da anlamı yok.
Transferlerden biri net şekilde Oğulcan olmalı.
İnşallah yönetim doğru hamleleri tez zamanda yapar.
Lig uzun diye ağırdan alıp hızla alt lige inmeyelim.
Sakaryaspor’da Olağanüstü Seçimli Genel Kurul geride kaldı ve kulübün 47. başkanı Enes Zengin oldu. Süreçte Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın desteği dikkat çekti. Kimi çevreler bu durumu “atanmış başkan” olarak yorumlasa da, Sakaryaspor sevdalıları açısından Enes Zengin, sandıkla seçilmiş bir başkan olarak görülüyor.
Peki, yeni başkanı bekleyen en önemli başlıklar neler?
Sakaryaspor’un öncelikli sorunu hiç kuşkusuz mali tablo. Ödenmeyen alacaklar nedeniyle gündeme gelen dosya haberleri artık kulübün yakasından düşmeli. Bu durum hem kulübün itibarını zedeliyor hem de saha içini doğrudan etkiliyor. Mali disiplin sağlanmadan sportif başarıdan söz etmek mümkün değil.
Mevcut kadroda oyuncu sayısı fazla, ancak verim aynı oranda değil. Performans alınamayan isimlerle yolların ayrılması gerekiyor.
Kalede Szumski güven veriyor. Stoper hattında Salih Dursun ve Batuhan Çakır mevcut; ancak mümkünse bu bölgeye bir takviye yapılmalı.
Sağ bek ve sol bek mevkileri ise net şekilde eksik. Transfer yapılamazsa Eren Erdoğan, sol bekte alternatif olabilir. Süratli ve mücadeleci yapısıyla, Barış Alper seviyesinde olmasa da oyuna ciddi katkı sağlayabilecek bir isim.
Takımın en zayıf halkası orta saha. Topa basabilen, oyunu yönlendirebilen bir oyuncu eksikliği bariz şekilde hissediliyor. Forvet hattında sayısal olarak sorun yok; ancak topu oraya taşıyacak yapı kurulamazsa bu hattın da etkisi azalıyor.
Bu noktada Wisam Ben Yedder, Sakaryaspor için önemli bir şans. Ancak böylesine yetenekli bir oyuncunun neden bu kadar geriye düştüğü sorgulanmalı. Fiziksel ve mental olarak toparlanması sağlanabilirse, takıma büyük katkı verir.
Aynı şekilde Gaël Kakuta da Sakaryaspor adına değerli bir oyuncu ve doğru kullanımda fark yaratabilir.
Kaliteli oyuncuların çevresine doğru isimler eklendiğinde Sakaryaspor’un oyunu yukarıya çıkabilir. Takımın düşme hattına sürükleneceğini düşünmüyorum. Ancak Amedspor’daki Diagne etkisi benzeri, fark yaratacak bir transfer şart.
Sakaryaspor’da teknik direktör belirsizliği sona erdi ve takımın başına Hakan Kutlu getirildi. Tecrübeli teknik adamın göreve gelmesi, camiada yeni bir sayfa açılması adına önemli bir adım olarak görülüyor.
Hakan Kutlu’nun en büyük artısı, ligin dinamiklerini iyi bilmesi ve zorlu süreçlerde takım toparlayabilen bir teknik direktör olması. Ancak başarı için sadece isim yeterli değil. Yönetimin, Kutlu’nun talep ettiği kadro yapılanmasını mümkün olduğunca desteklemesi gerekiyor. Aksi hâlde teknik direktör değişikliği tek başına çözüm olmayacaktır.
Önümüzdeki süreçte Hakan Kutlu’dan beklenti; takıma net bir oyun planı kazandırması, mevcut oyunculardan maksimum verim alması ve Sakaryaspor’u bulunduğu konumdan yukarıya taşımasıdır. Doğru kadro hamleleri ve istikrarlı bir yapı ile Sakaryaspor’un yeniden ayağa kalkması mümkündür.
Sakaryaspor, camiasıyla ve taraftarıyla büyük bir kulüp. Yönetim, teknik heyet ve taraftarlar olarak tek vücut olunduğu takdirde, yeşil-siyahlıların yeniden özlenen günlere dönmesi mümkündür.
Elbette bu görüşler bir Sakaryaspor sevdalısının düşünceleridir; en doğru kararları sahnenin önündekiler verecektir.
İlk devredeki müsabakayı kötü oynayarak kazanmıştık. Bu seferde kötü oynadık ama kaybettik.
Takım kötü değil, en önemlisi de bir oyun anlayışı var. Ligin ikinci devresinde müsabakalar daha zor geçecek, puanlar almak daha da zorlaşacak. Rahat maç seyretme sayısı az olacak.
Öncelikle savunmadaki sıkıntılar can sıkıyor., bir şekilde problemi çözmeliyiz. Orta saha daha üretkenleşmeli. Hücumda bir şekilde gol atıyoruz. Çok önemli hücum oyuncularına sahibiz Del walle, Kasongo, Dino ve Roshi gibi, bu oyunculara Dimitrov da eklendi
Transfer şart. Gözlemim üç oyuncu takımın eksiklerini kapatır ve özlenen süper lig hasretini dindirir. İki bekimiz de yetersiz, savunma özelliği yüksek iki oyuncu ihtiyacımız var hücuma çıkmasa olur. Donkor yalnız kalıyor. Takım bir şekilde gol atıyor. Orta saha yada topu tutabilen ve oyunu yönlendirebilecek oyuncu lazım, ismi zikredilen Bartuğ Elmas orta alana ilaç olabilir. Belirttiğim gibi az ama garanti oyuncu almamız lazım. Bu takviyelerle daha rahat maçlar seyrederiz.
Tuncay Şanlı
Önceki gelişlerine göre kendini çok geliştirmiş.
Artık kulübeye daha hakim. Sahaya etkisi fark ediliyor.
İyi çalıştığı belli, inşallah çalışmaları lehimize işler.
Şehir olarak Türk futboluna Sakaryalı bir teknik direktör daha armağan ederiz.
Şanlı hocanın teknik direktör olarak yükselmesi Sakarya’da yetişen futbolcular içinde bir şans olabilir.
Gerçi amatör ve alt yapılar istenen seviyede değil. Bu konuya daha sonra kapsamlı değineceğim.
Burak Süleyman ile olmuyor, bu lig için yeterli değil.
Skor olarak gerideyken Roshi neden değişti.
Vardır hocanın bir bildiği.
Geride Donkor kalite olarak yalnız kalıyor.
Orta saha üretken değildi.
Sonuç olarak puansız bir akşam yaşadık.
Daha çok çalışıp tekrar bir galibiyet serisi yakalayacak kalitedeyiz. İnanın yolun sonu güzel olacak.
Sağlıkla kalın.