43,3967$% 0.09
51,5231€% -0.06
7.101,38%0,80
11.885,00%0,76
5.082,13%0,55
13.198,95%0,16
3828858฿%0.39792
Sakarya’da yerel seçimlerin ardından şehir yönetiminde yeni bir dönem başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ile birlikte ulaşım başta olmak üzere birçok alanda yeni projeler kamuoyunun gündemine girdi. Yol çalışmaları, kültür–sanat alanları, belediye hizmet binaları ve ilçelere yayılan spor yatırımları sahada net biçimde görülüyor. Ancak şehir büyüdükçe, yatırımlar çeşitlendikçe, tek bir soru daha yüksek sesle sorulmaya başlandı:
Yapılan projeler Sakarya’nın bugünkü ve yarınki ihtiyacını ne kadar karşılıyor?
Sakarya’da yıllardır konuşulan ama bir türlü netleşmeyen başlıkların başında toplu ulaşım geliyor. Yerel basında sıkça yer alan tramvay ve metrobüs hatları tartışması, aslında bu şehrin en temel meselesine işaret ediyor: artan nüfus, büyüyen yerleşim alanları ve merkez–ilçe bağlantılarında yaşanan yoğunluk.
Bugün yapılan yol genişletmeleri ve yeni bağlantı aksları kısa vadede rahatlama sağlıyor. Ancak uzun vadede bu çözümlerin yeterli olup olmayacağı, şehir planlaması açısından ciddi bir tartışma konusu. Çünkü dünya örnekleri gösteriyor ki, sadece yol yapmak trafiği çözmüyor; aksine zamanla yeni yoğunlukları beraberinde getiriyor.
Tramvay ya da metrobüs projeleri yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; aynı zamanda şehir vizyonu göstergesidir. Bu tür sistemler, günlük ulaşımı kolaylaştırmanın yanı sıra, şehir merkezini rahatlatır, çevre ilçelerle entegrasyonu güçlendirir ve plansız büyümenin önüne set çeker.
Sakarya’da bu başlıkların uzun süredir konuşuluyor olması, aslında ihtiyacın fark edildiğini gösteriyor. Ancak kamuoyunun beklentisi artık “konuşulması” değil, hangi modelin, hangi güzergâhla, ne zaman hayata geçirileceğinin netleşmesi.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise mahalle ölçeğinde yaşanan sorunlar. Bazı bölgelerde kaldırım, altyapı ya da toplu taşıma erişimi hâlâ günlük hayatı zorlaştırırken, şehir genelinde daha büyük projelerin öne çıkması doğal olarak öncelik tartışmasını gündeme taşıyor.
Burada mesele yapılan yatırımları değersizleştirmek değil. Asıl mesele, şehir genelinde dengeli bir ihtiyaç haritası oluşturulup oluşturulmadığı. Vatandaşın gündelik yaşamını doğrudan etkileyen küçük ama kronik sorunlar çözülmeden, büyük ölçekli projelerin anlatılması toplumda karşılık bulmakta zorlanabiliyor.
Yerel basında da sıkça vurgulanan bir başka başlık ise bilgilendirme eksikliği. Vatandaş, yapılan ya da yapılması planlanan projelerin nedenini, hedefini ve zamanlamasını bildiğinde sürece daha kolay dâhil oluyor. Aksi hâlde en iyi projeler bile “neden şimdi?” sorusuna takılabiliyor.
Belki de Sakarya’nın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeni projelerden önce net bir yol haritası paylaşımı.
Yol, kültür, spor ve belediye binaları… Hepsi şehir için gerekli. Tramvay, metrobüs ve güçlü toplu ulaşım ise geleceğin kaçınılmaz başlığı. Bu iki alan arasında kurulacak denge, Sakarya’nın önümüzdeki yıllardaki yaşam kalitesini doğrudan belirleyecek.
Sonuçta mesele şu soruda düğümleniyor:
Sakarya’da projeler bugünü mü kurtarıyor, yoksa yarını mı inşa ediyor?
Adapazarı’nda Kültür ve Reklam Dengesi